DEŞİFRE
Gündem

Ankara, Riyad ve İslamabad üçlü savunma anlaşmasını imzaladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyaretinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ortak savunma anlaşması imzalandı. “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” olarak duyurulan mutabakatla üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin geliştirilmesi ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi hedefleniyor. Anlaşmanın en dikkat çeken maddesine göre üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, tümüne yapılmış sayılacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yoğun diplomasi trafiği kapsamında Suudi Arabistan’a günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan özel uçak, sabah saat 07.30’da Ankara Havalimanı’ndan hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı havalimanından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve diğer yetkililer uğurladı.

Erdoğan, Suudi Arabistan’da Muhammed bin Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışma ziyareti kapsamında geldiği Suudi Arabistan’da temaslarına başladı.

Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile bir araya geldi.

Görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan da yer aldı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan ortak savunma anlaşması

Ziyaret kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında uzun süredir gündemde olan ortak savunma anlaşması imzalandı.

Anlaşma, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin kapsamlı şekilde geliştirilmesini ve ortak güvenlik anlayışının güçlendirilmesini öngörüyor.

“Mekke Ortak Savunma Anlaşması” olarak duyurulan düzenlemenin, bölgesel güvenlik ve istikrar açısından önemli bir adım olması bekleniyor.

“Birine yapılan saldırı tümüne yapılmış sayılacak”

Anlaşmanın en dikkat çeken maddesi ise kolektif savunma ve caydırıcılık konusunda oldu.

Anlaşmaya göre üç ülkeden herhangi birine yönelik gerçekleştirilecek silahlı saldırı, diğer iki ülkeyi de ilgilendiren ortak bir saldırı olarak değerlendirilecek.

Anlaşmanın detaylarında şu ifadeler yer aldı:

“Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir.”

Anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkı temelinde şekillendirildiği belirtildi.

Bölgesel barış, güvenlik ve istikrar vurgusu

Anlaşmanın yalnızca askeri iş birliğiyle sınırlı kalmayacağı, üç ülke arasındaki savunma alanındaki koordinasyonun farklı boyutlarda geliştirilmesinin hedeflendiği ifade edildi.

Anlaşmayla birlikte bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi, üç ülkenin savunma kapasiteleri arasındaki koordinasyonun artırılması ve ortak güvenlik mekanizmalarının geliştirilmesi amaçlanıyor.

Belgede ayrıca anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı saldırgan bir askeri oluşum niteliğinde olmadığı ve mevcut diplomatik diyalog kanallarının açık tutulmasının esas alındığı vurgulandı.

Savunma sanayiinde iş birliği güçlenecek

Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan savunma anlaşması, askeri iş birliğinin yanı sıra savunma sanayii alanında da yeni iş birliklerinin önünü açmayı hedefliyor.

Üç ülkenin askeri unsurları arasındaki birlikte çalışabilirliğin (interoperability) geliştirilmesi, savunma alanındaki koordinasyonun artırılması ve ortak güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesi anlaşmanın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.

NATO üyeliği için alternatif değil

Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde, Türkiye açısından söz konusu mekanizmanın NATO üyeliğine veya Türkiye’nin diğer uluslararası ve bölgesel ortaklıklarına alternatif olmadığı, mevcut yükümlülükleri tamamlayıcı bir iş birliği zemini olarak değerlendirildiği belirtildi.

Türkiye açısından anlaşmanın; bölgesel güvenlik, enerji güvenliği ve küresel ticaret yollarının güvenliği bakımından da stratejik sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.

“Anadolu’dan Hicaz’a, İslamabad’dan Riyad’a uzanan kardeşlik hattı”

Anlaşmanın bilgi notunda, anlaşmaya katılımın Türk askerinin herhangi bir bölgesel krize otomatik olarak gönderileceği anlamına gelmediği özellikle vurgulandı.

Kuvvet kullanımı ve askeri harekât kararlarının Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzeni ve ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınmaya devam edeceği kaydedildi.

Anlaşmanın tarihi ve insani boyutuna ilişkin metinde ise şu ifadeye yer verildi:

“Anadolu’dan Hicaz’a, İslamabad’dan Riyad’a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir.”

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih ve dayanışma bağlarına da dayandığı belirtildi.

Üç ülkeden ortak savunma mesajı

Yapılan ortak açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Mekke’de bir araya geldiği ve üç ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı bildirildi.

Açıklamada, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Haber Merkezi
Haber Merkezi

Ajanslar tarafından geçilen tüm yerel ve ulusal haberleri, bu bölümde DeSifre.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Yerel ve ulusal haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır. Bu konuda 3. şahıslara bu bilgilendirme metni uyarı niteliğindedir. Doğabilecek hukuki olayların sorumluluğu asla kabul edilemez.

Tüm yazıları göster

İlk yorum yazan siz olun.

Cevap bırakın
Gerekli alanlar işaretlenmiştir. *